Kavramsal Çerçeve

Nilbar Güreş
Gözlerinizden Öperim

Venedik Bienali 61. Uluslararası Sanat Sergisi’nin İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) koordinasyonundaki Türkiye Pavyonu, Nilbar Güreş’in Gözlerinizden Öperim başlıklı sergisine evsahipliği yapıyor. Sergi; heykel, yerleştirme, resim ile kâğıt ve kumaş üzerine üretilmiş karma teknik yapıtları bir araya getirerek sanatçının farklı dönemlerinden seçilen çalışmalarla bu sergi için üretilen yeni yapıtları buluşturuyor. 

Sergi, başlığını Türkçede eskiden çoğunlukla mektupların sonuna iliştirilen “gözlerinizden öperim” ifadesinden alır. Yakınlığı dayatmadan kuran, mesafeyi koruyarak temas eden bu söz, burada bir kapanış değil, izleyiciye yöneltilmiş bir davet olarak yeniden anlam kazanır. Bakış, sahiplenen ya da denetleyen bir araç olmaktan çıkar; yaklaşmanın, sezmenin ve karşısındakinin varlığını tanımanın bir biçimine dönüşür.

Sergiyi çizgisel bir anlatıdan çok mekânsal ilişkiler kurar. Yapıtların kimi yere yaklaşır, kimi bir yüzeye yaslanır, kimiyse tavandan sarkar ya da kendi ağırlığıyla dengede durur. Ziyaretçiyi belirli bir rota boyunca yönlendirmek yerine sergi, yavaşlamayı ve bedenin mekânla, yapıtlarla ve başkalarıyla kurduğu ilişkiye dikkat kesilmeyi önerir. Sergi içinde ilerlemek, mesafe ile yakınlık, kırılganlık ile direnç arasında sürekli yeniden kurulan bir denge arayışına dönüşür.

Bu yaklaşım, Nilbar Güreş’in farklı mecralara yayılan pratiğinin temelini oluşturur. Sanatçı yaşanmış deneyimlerden hareketle toplumsal cinsiyet, göç ve aidiyet üzerine düşünür. Yerinden edilme, ırkçılık, zenofobi ile din ya da inanç temelli ayrımcılık, onun yapıtlarında uzaktan bakılan konular olarak değil, gündelik hayatı biçimlendiren koşullar olarak yer alır. Güreş, çoğu zaman toplumsal normların ve güç ilişkilerinin bedenler, ilişkiler ve bakış aracılığıyla görünür hâle geldiği anlara odaklanır.

Tekstil, giysi, ev içi nesneler ve doğadan formlar sanatçının üretiminde merkezi bir yer tutar. Bu malzemeler kişisel ve kolektif hafızaları taşır; şefkat, mizah ve direnç içeren müdahalelerle dönüşür. Yakınlık ile politik gerilim yan yana durur; böylece kırılganlık edilgenlikle özdeşleştirilmeden görünürlük kazanır.

Güreş, özellikle değer, arzu ve imtiyaz üreten sistemlerinin bedenleri ve ilişkileri nasıl şekillendirdiğine dikkat kesilir. Sanatçının sözleriyle; “İnsanların kendilerine her şeyin sadece en iyisini layık görmelerinden tiksiniyorum. Çünkü bu başkalarına zarar vermeden mümkün değil.” Bu etik yaklaşım, yapıtlarının bütününe yayılarak ayrıcalık, liyakat, başarı ve normallik fikirlerini sorgular; bu kavramların başkaları üzerinde kurduğu baskıyı görünür kılar.

Gözlerinizden Öperim, Venedik Bienali’nin bu yılki teması In Minor Keys (Minör Tonlarda) ile akraba bir duyarlılıkla, inceliği politik bir güç olarak ele alıyor. Şefkat ve özenle mümkün olan birlikte var olma hâllerine işaret ediyor; mütevazı jestler ve özenle oluşturulmuş formlar aracılığıyla yeni karşılaşma ihtimalleri açıyor.